Articles

Uykuya tapanlar kulubü

In ekşi sözlük, komik resimler, mizah, uyku uykuya tapanlar, uykuya tapanlar klübü on Mart 12, 2010 by yusufmirza

o pazar sabahı yine yüzüne vuran cılız güneş ışığının tatlı dokunuşlarıyla uyanmıştı. her şey ne kadar da güzeldi. kahvaltısını yapıp kulüp binasına gidecek ve aylık olağan `uykuya tapanlar kulübü´ yönetim kurulu toplantısına başkanlık edecekti. son yedi yıldır bu görevdeydi ve “uykuya tapan” nişanı taşıyordu.
gelinmesi en zor mertebeydi “uykuya tapan”, bir nevi senseilik gibiydi ve buraya gelene kadar bir uykutapıcı altı ayrı mertebeden geçmek zorundaydı. bu altı mertebe sırasıyla; şekerlemeci, uykulu, uykucu, deli yatan, uyurgezer ve kış uykusuna yatan idi. son ve en üst mertebe de uykuya tapan olarak kayıtlardaki yerini muhafaza etmekteydi ve bu rütbe sadece kulüp başkanlarına hastı; yani tek bir uykutapıcı bu sıfatı taşıma onuruna layık görülüyordu. ayrıca kulübün bütün üyeleri “uykutapıcı kardeşliği”yle birbirine bağlıydılar, ayrı gayrı yoktu.
uykucu-garfield_www.cizgifilm.in gözlerini yeni günün sıcaklığına açan başkan saatini kontrol etti; 12:29’du. “daha çok erken” deyip döndü ve tatlı uykusuna devam etmek istedi ama olmadı. bir terslik vardı; son bir kaç gündür uyumakta güçlük çekmeye başlamıştı ve bu büyük bir utanç demekti; ama henüz kendisi dahi buna inanmak niyetinde değildi. kalkıp kahvaltısını yaptı, giyinmeye başladı. külüp üyelerine özel üniformasını giymek için hazırlandı. bu üniforma uykuyu çağrıştırması için parliament mavisi renkte bir pijamaydı aslında. pijamanın sol üst cebinin üzerinde bir arma bulunuyordu ve barok italik harflerle “uykuya tapanlar kulübü – uykuya tapan” ibaresini taşımaktaydı. büyük bir onurdu bu armayı taşımak ve sorumluluk gerektiriyordu. başkan evinden ayrılıp arabasına yöneldi, arka koltuğa geçti ve şoförüne istikameti söyledikten sonra, biraz şekerleme yapmak için kaykıldı. ancak uykusuzluk yakasına yeniden yapıştı. iyiden iyiye huzursuzlanmaya başlamıştı…neden uyuyamıyordu? bu soru kafasında dönüp durmaya başladı. çünkü bunun sonuçları olacaktı, ağır sonuçlar…
şoför kulüp binasının önünde durdu, başkanın kapısını açtı, başkan da merdivenlerden odasına doğru yollanmaya başladı. saat 14:03 olmuştu. toplantı saat 13:30’da idi ama henüz ortalarda hiç bir yönetim kurulu üyesi yoktu. bu normaldi; çünkü toplantıya saatinde gitmek kulüp üyeleri arasında büyük ayıplanma konusuydu. yazılı kural olmasa da teamüller gereği toplantılara en az bir saat geç gitmek gerekiyordu. sonuçta uyku bölünerek yapılan bir toplantı ne kadar verimli olabilirdi ki? eğer toplantı vaktinde başlar ve biterse bütün üyeler huzursuzlanıyordu. bir şeyleri eksik, yarım bırakmış olmanın huzursuzluğuydu bu; uyku’yu yarım bırakmış olmanın huzursuzluğu…bu gibi durumlarda toplantı karar defterine kırmızı kaşeyle “verimsiz geçmiştir” ibaresi vurulurdu.
başkan odasında otururken aklından bin türlü düşünce geçmekteydi. en sonunda mırıldanır gibi ağzından şu sözler döküldü; “allahım beni uykusuzlukla mı sınıyorsun?”. bunun sonucu o kutsi görevden azledilmek, el çektirilmekti; hem de hiç bir savunma hakkı tanınmadan. “aman allahım!!!” dedi birden, aklına bile getirmek istemiyordu bunu.
saat ilerlemiş, yönetim kurulu üyeleri teker teker mahmur gözlerle toplantı salonunu doldurmaya başlamıştı, başkan her birini hasretle kucaklayıp yataklarını gösteriyordu. toplantının usulü gereği üyeler toplantı boyunca uyuyacaktı. alınması istenen kararlar uykuya dalmadan önce okunacak, odada bulunacak olan bir gözetmen de üyelerden gelecek tepkileri not edecekti. her horlama ya da hırıltı kabul, pırtlamak`:çok afedersiniz osurmak` red, popo kaşımaksa çekimser oy anlamlarını taşıyordu. sakız gibi çarşaflarına uzanan üyeler alınması istenen kararları uykuya dalmadan önce dinlemeye başladı; Open-mouthed
1- uykunun bekası için gerekli tedbirler ivedilikle alınacak.
2- hüseyin bey’in komşusu neriman hanım’ın köpeğine bir güzellik düşünülecek. hayvan çok havlıyor, hüseyin bey uyumakta güçlük çekiyor.
3- ankara’daki üyelerimize yeni çarşaf takımları…
başkan dinlemiyordu bile…üyelerden, başkanın yatağına yakın olanlardan iki tanesi bu durumun farkına varmıştı. içlerinden biri hışımla yatağından çıktı, çok sinirlenmişti;
“sayın başkan, görüyorum ki gözlerinizde o kutsal metafordan eser yok, azıcık bile olsun kanlanmamışlar. maşallah cin gibi bakıyorsunuz, yoksa uykunuz mu yok?”
bu sözler toplantı salonunda soğuk duş etkisi yarattı, başkan uykusuzluk çekiyor olabilir miydi? bütün üyeler sakız gibi çarşaflarını istemeye istemeye terk etmeye başladılar ama mevzu mühimdi; başkan uykusuzluk çekiyordu!!
“acil gündem değişikliğine gitmeyi teklif ediyorum, hadise mühim. siktir edin şimdi neriman hanım’ın köpeğini falan. başkan resmen uykusuzluk çekiyor, bunu görüşelim. kabul edenler?” hüseyin bey hariç herkesi bir esneme nöbeti tuttu. uyanıkken “evet” oyu bu şekilde kullanılmaktaydı, hüseyin beyse poposunu kaşıyordu. sinirli üye sordu;
“ne o hüseyin bey, çekimser oy mu kullanıyorsunuz?”
“hayır efendim olur mu öyle şey, bu konuda çekimser kalmam mümkün değil. sadece popomda sivilce çıkmış da o kaşındırıyor” dedi hüseyin bey. bu olanlar üzerine gerilen ortamda oylama yapıldı, sonuç belliydi…başkan görevinden el çektirildi. hey hat, yılların başkanı, uykuya tapan namlı yüce uykucu artık bu kutsi görevini terk etmek zorundaydı.
artık “eski” sıfatını taşıyan başkan binayı terk etti, arabasına yönelirken şoförü gözünden süzülen bir damla yaşın farkındaydı. o da anlamıştı; ama bir gün bunun olacağını her ikisi de biliyordu aslında. yaş ilerledikçe çekilen uykusuzluk neticesinde bu görevi bırakmak zorunda kalacağını hiç bir zaman kabul etmek istememiş olsa da o gün bugündü…
şoför arabayı denize hakim boş bir tepeye çekti; eski başkanın sıkça ziyaret ettiği bir yerdi burası. buraya gelip kafasını dinlemek için uyurdu. arabadan inip bir iki adım attı, hafif uzamış saçları sert rüzgarda darmadağın olmuştu. derin bir nefes alıp tüm gücüyle haykırdı, uykuya haykırıştı bu, kendisini terk eden uykuya;
“ben seni sevmedim allahsız, taptım taptım!!…”
(bu yazı ilk olarak ekşi sözlük’te yayınlanmıştır)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: