Articles

50 Yılık Dil Değişimimiz…

In dil hassasiyeti, dil kuralları, dildeki değişme, dilimiz, edebiyat, kültürümüz, mankutlaşmak, türkçenin kelimeleri on Mart 4, 2010 by yusufmirza

50 yıl kadar kısa bir süre içinde Türkçe’nin geçirdiği evrimi anlatan aşağıdaki yazı da geçenlerde elektronik postama geldi. İşte yıllara göre Türkçe:

Yıl: 1965

“Karşımda âniden belirince ziyâdesiyle şaşırıverdim. O vakit nasıl bir edâ takınacağıma karar vermekte bir hayli güçlük çektim. Vecde geldiğime hüküm getirdim. Buna mukâbil az bir müddet sonra kendime gelir gibi hissettim. Sîmâsında beni fevkalâde huzurâ erdiren bir tebessüm var idi. Giyeceklerimi usulca toparlayıp, emin bir ses ile ‘Akşam-ı şerifleriniz hayırlı olsun.’ deyiverdim.”
Yıl: 1975

“Karşıma birdenbire çıktığında olağanca şaşkınlığımla durakaldım. Sonuç itibâriyle ne yapacağıma hüküm veremedim, heyecânım dolayısıyla ellerim, ayaklarım titremeye başladı. Lâkin kısa bir zaman sonra kendime gelir gibi oldum. Yüzünde beni şenlendiren bir edâ vardı. Kendime çeki düzen verdim, kendinden emin bir ses ile ‘Hayırlı akşamlar.’ dedim.”

Yıl: 1985

“Karşıma o anda çıkıverince çok şaşırdım. Ne yapacağımı kararlaştıramadım, heyecandan ellerim titredi. Biraz vakit sonra düzelir gibi oldum, yüzünde hayli rahatlatıcı bir tavır vardı. Üstüme çeki düzen verdikten sonra, kendinden emin bir ses ile ‘İyi akşamlar efendim.’ dedim.”


Yıl: 1995

“Karşıma çıktığı anda donakaldım. Çok fenâ oldum yâni. ‘Bu iş bizi bozmasın?’ dedim kendi kendime. Ama sonra baktım o da bana bakıyor, dedim bu iş tamam. Kızı tavlamak için ayaklandım, artistik bir ses tonuyla ‘selâm’ dedim.”

Yıl: 2005

“Olm onu karşımda görünce oha, çüş falan oldum yâni. Bu iş olmaz dedim, yanarız sonra. Sonra baktım o da beni kesiyor, dedim bu iş ok. Git oğlum yanına dedim, bu çıtır senin. Kuul ve presentabl bir şekilde ‘Selam yavru ne iş?’ dedim sonra. Öyle işte.”

Yıl: 2015

“Ven ay vaz si hör, bende var veri veri heyecan yâni öyle işte birden. Off, ay dont nov yaa. Ama o da bana öyle bi bakış fırlattı ki, dedim âşık len bu beybi. Sonra dedim ‘Hay beybi. Hav ar yu?'”

şunu söylemek istiyorum ki, kendi benliklerini koruyamayan milletler yok olmaya mahkûmdur. Dilinizi koruyamazsanız, kültürünüzü, sizi siz yapan öğeleri unutursanız, sizi bir arada tutan, koruyan öğeleri de kaybetmiş olursunuz. Fransa’da dil polisi varken, Almanlar dillerinin yapısı Türkçe kadar kelime türetmeye uygun olmadığı halde, yeter ki Almanca sözcük olsun deyip neredeyse bir satır uzunluğunda sözcükler yaparken bizdeki bu gönüllü boyun eğiş ve mankurtlaşma neden?

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: