Articles

MODERN TOPLUMDAN POSTMODERN TOPLUMA

In bilimsel makaleler, dergilerdeki makaleler, durkheim, kant, makale, modern toplum, sosyal yapı, sosyoloji, toplum, toplumun dönüşümü on Mart 3, 2010 by yusufmirza

Geleneksel olarak vasıflandırılan sosyal ve kültürel yapıların çözülmesi ve değişmesiyle temelleri oluşan modern toplumun sosyal ve kültürel yapısı ,geleneksel toplumla karşılaştırıldığında aralarındaki temel ayırt edici özellik bilimsellik ve akılcılık idi.Bu kavramlarla tanımlanan modern toplumun kültürel(hermenötik)yapısı da bu kavramsal hedeflere doğru yönelmişti.Kant’a göre,geleneksel toplumun aklını kullanamayan insanına karşılık modern toplumun insanı aklını kullanacak ve birey/toplum özgürleşecekti.

     Modern kültürün bireyi/toplumu bilim ve aklı temele almaya çaba gösteriyordu.Yine modern kültürün bilim ve akıl kavramları bir nesnellik ve doğruluk anlayışını içeriyordu.Modern kültür bunun yanında ve bundan dolayı geleneksel ya da tarihi olana karşı bir kuşkuyu ve beraberinde bir kopmayı yaşamıştır.

     Geleneksel toplumun kültürel yapısı Durkheim’ın kavramlarıyla ifade edecek olursak mekanik ve homojen idi.Bireysel farklılaşmalar çok az,üretim biçimi ve ilişkileri tarımsal/geleneksel,sosyal ahlak ise bir genellik taşıyordu.İdeal tipik bir model olarak geleneksel toplumun ekonomik ve sosyal yapı ve ilişkileri dönemin kültürel yapısıyla bağlantılı bir şekilde dinsel ve karizmatik kodlamalarla yüklüydü.

Bu özellik modern/kapitalist toplumda görece gücünü yitirmeye başladı.Kişisel soyluluk ya da geleneksel egemenlik anlayışı,modernleşmeye bağlı olarak yerini bireysel başarı,girişim ve akılcılığa bırakmaktaydı.Yine geleneksel toplumun dini/ahlaki genelliği modernleşmeyle birlikte bireysel ahklaka ve ahlaki göreceliğe dönüşmüştür.Topluluk türü ilişkiler ,yüzyüze çekim ve geleneksel olarak düzenlenmiş değerlere göre biraylari bağlayıcı birlikteliği içerirken,toplum türü yapılar,piyasanın egemenliğindeki bir toplum için elverişli olan kazanç ya da kar gibi araçsal hesaplamalar üzerine temellendirilir.Ekonomik sınıf ve nakdi bağ üzerine kurulan bir toplum (kapitalist toplum),genel bir dünyevileşme ve dinsel çoğulculuk sürecini geliştirerek geleneksel ve kutsal dğerleri tasfiye eder.

     1789 ihtilaliyle kültürel yaşamda modernleşmeye doğru yaşanan hızlı süreç ile birlikte birçok kavram ve değer modern paradigma içerisinde yeniden tanımlanır.Bilime duyulan inanç ve güven,nesnel akıl(Horkheimer),bilimsel ahlak anlayışı,bireyin hak ve özgürlüğü vb.değer ve hedeflerle ortaya çıkan modern toplum , kilise/Hristiyanlık’a karşı tepkili ve eleştirel olmasına karşın özünde teistti.

      August Comte din kurucusudur ve öyle olmak ister.Çağın dininin pozitivist etkide olabileceğini ve olması gerektiğini düşünür.Bu din geçmişin dini olamaz,çünkü geçmişin dini geçerliliğini yitirmiş bir düşünce biçimi gerektirir.August Comte bilimsel düşünceli insanın geleneksel anlayışa göre “vahiy”e,kilisenin din dersine  ya da Tanrısallığa inanamayacağını düşünür,ama bir başka yandan din insanın sürekli bir gereksinimini karşılar.İnsanın kendisini aşan bazı şeyleri sevmeye gereksinimi olduğu için dine gereksinimi vardır.Toplumların dine gereksinimi vardır,çünkü onların dünyevi gücü benimseyen.ılımlı hale getiren ve insanlara yetenek hiyerarşisinin değer hiyerarşisinin yanında hiçbir şey olmadığını hatırlatan ruhsal güce gereksinimleri vardır.Yeteneklerin teknik hiyerarşisinin yerine koyabilecek ve ona belki de tersi bir değerler hiyerarşisi ekleyecek olan sadec dindir.(Aron 1994:89)

    Aydınlanmanın başta gelen din anlayışı “akıl dini”dir,”doğal din”dir.Bu da mezhep ayrılıklarının üstünde kalmak,mezheplerin üstünde ve dışında bir din doğrusu aramak yoludur.Akıl dinini oluşturan,elbette,yalnız bu motif değil ;onu asıl Aydınlanma’nın genel dünya görüşü içinde anlamak gerekir.Akıl dini ,akılla bulunmuş olan,aklın yattığı ve benimsediği din demektir.”Doğal din” de bu demektir.Her türlü dış form ve gelenekten(tarihten)bağımsız olarak insanın doğasında yerleşik inançlardan kurulmuş olan bir din.18.yy.da “tarihi olan”ile “doğal olan” arasındaki karşıtlık ,bir değerleme ölçüsü olmak bakımından ,çok karakteristiktir:”Tarihi olan” çoğu zaman yapma,bozulmuş,akla aykırı sayılır;”doğal olan” ise nerede ve ne zamanda olursa olsun ,her insanın özünde bulunan,akla uygun olan şeydir.(Gökberk 1999:321)Buna karşılık postmodern toplumun kültürel yapısı ateist ve nihilist bir karakter taşımaktadır.Bunu kültürel yaşamın birçok alanında gözlemlemek mümkün.

     Modern felsefenin ve ya kültürün birçok düşünüründe yatan varsayım,aslında geleneksel toplumun modernleşmesi sürecinde,dar anlamda geleneksel yapı ve kurumların ortadan kaldırılması değil,bunların akıl ve bilim ekseninde dönüştürülmesiydi.Sözgelimi Durkheim,geleneksel toplumun mekanik sosyoekonomik yapısının işbölümü ve dayanışmaya dayalı modern/sanayi toplumuna dönüşümü kuramı bu çerçevede ele alınabilir.Ya da geleneksel toplumun monarşik/aristokratik politik yapısının bilimsel ve akılcı bir eleştirinin ardından modern toplumun demokratik politik yapıya dönüştürülmesi anlayışı yine bu anlayışta değerlendirilebilir.Benzer şekilde din de reddedilmesi gereken bir kurum olarak değil,rasyonel(akılcı)bir çerçevede ele alınarak (bilimsel veriler ışığında doğru bir şekilde okunarak)kabul edilmesi ve sürdürülmesi gerektiği anlayışı yer alıyordu.

    Bu anlayış ve beklentilerle değerlendirilen modern toplum/kültür insanlığın gelişmesine bağlı olarak evrenselleşecek ve insanlık ideal bir düzeye ve memnuniyete ulaşacaktı.Sosyal/tarihsel süreç içerisinde modern kültürün sac ayakları olan evrensel ahlak,bilim,akıl,bireysel özgürlükler vb.değerler bir sapma ve diyalektik oluşumlara doğru değişim geçirmiştir.Bu sosyal/kültürel değişimin en belirgin unsurları bilime karşı kuşku,aklın araçsallaşması,,ahlaki görecelik,bireyin özgürlüğü ve nihayet nihilizmdir.Söz konusu bu kavram ve değerlerin yaygın gelişimi postmodern topluma geçişin en belirgin göstergeleri arasında yer alırlar.Yirminci yüzyılda kitle toplumunun yapısı Alman sosyal kuram geleneği içindeki bir grup etkili kuramcı,yani Frankfurt Okulu’nca eleştirilmiştir.Theodor Adorno,çağdaş sanat üretimini,yeni kitle iletişim araçları,reklemcılık ve tüketim sistemlerince yönlendirilen kitleler için sanatı basit bir konfora dönüştüren kültür endüstrisi olarak görmüştür.Eric Fromm’un deyimiyle geçmişteki insanların en büyük tehlikesi köle olmaktı.Çağdaş insanın en büyük tehlikesi ise robot olmaktır.

    Varlığa ve insana ilişkin anlamsızlık ve amaçsızlığın kendini yoğun bir şekilde hissettirdiği postmodern toplumun, kültürel bir kriz içinde olduğunu söyleyebiliriz.Bu durum toplumun kitleselleşmesi,bireyin özgürlüğü sorunu,tüketim ve gösteriş/güç kültürü,ahlakın bireyselliği ve artan göreceliği gibi süreçlerle de pekişmektedir.Birey modernleşmeyle birlikte geleneksel otoritelerden kurtulmuştur ama postmodernleşmeyle birlikte genel bir ahlak/değer yoksunluğundan dolayı referanssız/ilkesiz bir yapıda sosyal,politik,ekonomik ve ideolojik süreçlere bağımlı bir hale gelmiştir.

      Postmodern Toplumun Geleceği
  Günümüzde postmodern toplumun/kültürün ene belirgin ve yaygın problemleri arasında değerler krizi,ontolojik anlam krizi,bireyin kitle toplumunda ve tüketim kültüründe içinde bulunduğu özgürlüğü sorunu ,bilim-nihilizm diyalektiği,küreselleşmenin ortaya çıkardığı uluslararası sosyal,kültürel ve ekonomik ilişkilerin yapısı sorunu,insan hakları vb.yer almaktadır.Kendi payıma çağdaş toplumda ortaya çıkan ve kendini acımasız bir şekilde hissetiren bu sorunların çözümüne yönelik eğilimler güçlü bir şekilde ortaya çıkmaktadır.Postmodern toplumun mevcut haliyle yaşamını sürdürebilmesi olanaksız görülmektedir.Dolayısıyla 21.yy anlam ve amaç arayışının ,bilim ve akılla uyumlu bir ahlakın/değerlerin varlığının imkanının soruşturulacağı,bireyin bağımsızlığı ve özgürlüğünün sağlanması sorununun çözümüne yönelik çabaların önem kazanacağı vb.bir dönem olacağı gibi görünmektedir.
 Yarın Dergisi,Sayı:41

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Log Out / Değiştir )

Connecting to %s

%d blogcu bunu beğendi: